1 Mart 2008 Cumartesi

Reklam ve Karikatür


Beslenme Saati Kitapları / Reklam Yaratıcıları Derneği / Bamm Yayınları

Reklam, kendi kenidne yeten bir alan değildir. Reklam farklı alanlardan pek çok disiplinden yararlanan, o disiplinlerden etkilenen ve hatta o disiplinlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir alandır.

Bu değişik alanlardan biri de mizah ve mizahın bir türü olan karikatürdür.

Bu kitapta,

- Mizah ve karikatür üzerine epey bilgi
- Değişik karikatüristlerden karikatür örnekleri
- ve de pek çok karikatürün kullanıldığı reklam örneği var.

Hem karikatürü hem de reklamı sevenlere Beslenme Saati'nden önemli bir başucu kitabı.

Türk Karikatür Tarihi

Türkiye'de karikatür

Kaynak: www.hagayret.net

Daha önceki dönemlerde de örnekleri olmasına karşın, çağdaş karikatür 19. yüzyılda kitle iletişim aracı olarak gazete ve dergilerin yaygınlık kazanmasıyla gelismiştir. Türkiye'de ortaya çıkışı da bu alandaki gelişmelerle hemen hemen aynı döneme rastlar. Tanzimat döneminden sonra gazete ve dergilerin çoğalması ve baskı tekniklerindeki ilerleme anlatım aracı olarak grafik sanatlarından yararlanmayı da birlikte getirmiş, gazetelerde, dergilerde haberleri anlatan ya da destekleyen çizimler, resimleme çalismaları görülmeye baslamıştır. Bir süre sonra bu anlatım biçimlerinden batıda olduğu gibi eleştiri ve gülmece amacıyla yararlanma düşüncesi ortaya çıkmış ve uygulanmıştır. Giderek bu işin uzmanı sanatcılar yetişmiş, hatta yalnız bu tür çizimlere dayanan gülmece gazete ve dergileri yayımlanmıştır.

Karikatür Türkiye'de batı etkisi altında gelişmiş sanatlar arasındadır. Ama bize özgü sanatlar arasında karikatürün özelliklerini taşıyan yaratı alanları da bulunmaktadır. Sözgelimi, minyatürde çizimin önemli bir yeri vardır. Bazı minyatürlerde oldukça abartılmış figürlere rastlanır. Karagöz oyununda kullanılan figürler de fazlasıyla kendine özgü, abartılmış çizgilerle gülünç tipler çizerler. Karikatürün en önemli öğesi olan gülmece ise cok eskiçağlardan beri Anadolu insanının kullandığı bir dişavurum biçimidir. Hitit kabartmaları incelendiğinde, işlevi eğlencelerde insanları güldürmek olduğu anlaşılan kişileri canlandıran kabartmalara rastlanır. Nasreddin Hoca ve Bektaşi fikaraları ise daha yakın çağlardan örneklerdir. Ortaoyunu gibi gösteri sanatları özgün ve abartılı tiplerle gülmeceyi kullanan anlatım araclarıdır. Bütün bu birikimler Türkiye'de karikatüre hazır bir ortam yaratmıştır diyebiliriz.


Osmanlı döneminde ilk karikatür 1867'de yayımlanmıştır. 1870'te Teodor Kasap'ın yayımladığı Diyojen ise ilk Türk gülmece dergisidir. Bu dergiyi başkaları izlemekle birlikte, ilk karikatürlerin yayımlanmasından sonra uzunca bir süre karikatürsüz bir dönem yaşandı. II. Abdülhamid'in baskıcı yönetimi gazete ve dergilerin çıkmasını engellemiş, çıkabilenlerde de eleştiri amaçlı gülmeceye izin verilmemiştir.

Bu dönemde Türk karikatürü Türkiye dışında yayımlanan gazete ve dergilerde yer alarak sürdü. 1908'de II. Meşrutiyet'ten hemen sonra bu tür yerli yayınlar yeniden çoğaldı, bu da karikatürde bir canlanmaya neden oldu.

İlk dönem Türk karikatürünün özelliklerinden biri çizimlerin resim gibi oluşudur. Başka bir deyişle, karikatürler gerçekçi çizimler üstüne kuruluydu. Abartıyı sağlamak için düzenleme ve çizim özelliklerine önem veriliyor, gülmece daha çok yazıya dayanıyordu. Altyazılarda açıklamalar, karşılıklı konuşmalar yer aliyor, ayrıca çizimde gösterilen figürlerin üstüne de kim ya da ne oldukları yazılarak açıklanıyordu.

Türkler'in dışındakı Osmanlı uyrukları batılılasma hareketine önemli katkıda bulunmuşlardır. Özellikle Ermeni kökenli sanatçılar, tiyatro ve mimarlık alanında olduğu gibi, karikatür alanında da batı etkilerine açık çalişmalarıyla tanınırlar. İlk dönem karikatürcüleri, arasında Nişan Berberyan, Santr, Opçandassis'in yanı sıra Ali Fuat Bey gibi adlar vardır. Bu dönemde pek çok karikatür de imzasız olarak yayımlanmıştır. II. Meşrutiyet'i izleyen dönemde ise Sedat Nuri İleri, Scarselli, A. Rigopulos, Mehmed Baha, Halit Naci, Münir Osman yer alir. Dönemin en önde gelen sanatçısı ise Cemil Cem'dir.

Klasik Karikatür Dönemi

Türk karikatürünün ikinci dönemi cumhuriyetin kurulmasını izleyen yıllarda ortaya çıkmıştır. 1928'de yeni Türk alfabesinin benimsenmesi okuryazar sayısını çoğalttığı gibi basın yayın alanında da önemli bir canlanmaya yol açtı. Bu değişme ve gelişmeleri izleyen yıllarda karikatürün günlük gazetelerin ayrılmaz bir parçası olmuş ve klasik Türk karikatürünün en büyük ustaları yetişmiştir.

Bu dönemin karikatürünün en belirgin özelliği çizimdeki değişmedir. Bir önceki dönemin sonlarına doğru başlayan çizimlerdeki yalınlaşma süreci bu dönemde de sürmüştür. Çizimlerde artik en ince ayrıntılardan vazgeçilmiştir. Karikatürün gündelik olması bu ayrıntı düzeyinde çalışmayı olanaksız kılmaktaydı. Dönemin bir başka çizim özelliği de insanların dışındaki varlık ve olguların da karikatür kalıpları içinde çizilmeye başlanmasıdır. Çizim düzeyindeki üçüncü gelişme ise bazısı batıdan alınmış simgelerin ve kalıpların kullanılmasıdır. Örneğin şaşıran birinin şapkası uçar, birinin başının üstünde uçuşan yıldızlar onun canının yanmış olduğunu anlatır. Yazı bu dönemde de gülmeceyi iletmede en önemli öğe olmayı sürdürmüştür. Karikatürler resimlendirilmiş birer fıkra gibidirler. Bir önceki döneme göre bu alanda da bir yalınlaşma gözlenmektedir. Artık olayın hangi ortamda geçtiği, konuşmaların kimler arasında olduğu gibi, çizimin açık seçik gösterdiği şeyler yazıyla açıklanmaz olmuştur. Eskiden olduğu gibi bu dönemde de tümüyle yazısız anlatımların kullanıldığı olmaktadır, ama bunların sayısı çok değildir. Yeni yazıyla yayımlanan ilk karikatür albümlerinin çıkması, ilk karikatür sergilerinin açılması, ilk kadın karikatürcünün yetişmesi yaklaşık 1950'ye kadar süre bu dönem içinde olmuştur.

Dönemin en önemli sanatçısı Cemal Nadir Güler'dir. Bu dönemin özelliği olarak söylenenlerin hepsinde katkısı olan bu sanatçı çizgide sağlam bir anlatım dili kurmuştur. İlk çizgi roman sayılabilecek Amcabey'i yaratmış, onun öykülerini çizgi film biçimine getirmeye çalışarak bu alandaki ilk denemeleri yapmıştır. İlk kadın karikatürcü olan Selma Emiroğlu'nun da öğretmenidir. Cemal Nadir karikatür sanatının sevilmesinin, benimsenmesini sağlamış, genç karikatürcüleri özendirmiştir. Dönemin önde gelen öteki adları arasında Münif Fehim Özarman, Ramiz Gökçe, Ratip Tahir Burak, Kozma Togo, Salih Erimez, Orhan Ural, Necmi Rıza Ayça bulunmaktadır. Bu sanatçılardan birçoğu sonraki dönemlerde de karikatürcülüğü sürdürmüştür.

Çağdaş Karikatür Dönemi


Türk karikatürünün üçüncü dönemi 1950'de başlar. II. Dünya Savaşı'nın bitmesinden sonra Türkiye'nin dış dünyaya açılmasına, siyasal ve ekonomik alanda liberalleşmesine paralel olarak basın-yayın yaşamında gözlenen canlanma ve çeşitlenme karikatüre de yansımış, Türk karikatürü yenilenip çağdaşlaşmaya başlamış, çalışmalarını uluslararası düzeyde kabul ettiren sanatçılar yetişmiştir. Yeni karikatür anlayışının en etkin olduğu dönem 1950-1960 arasıdır. Önde gelen temsilcileri günümüzde de yapıt vermeyi sürdürmekte, ayrıca pek çok genç karikatürcü günümüzde de bu dönemin ustalarının ilkelerini uygulayan yapıtlar vermektedir.

Üçüncü dönemdeki en önemli değişiklik çizimde görülmektedir. Belli bir yalınlaşma sürecinden geçmiş de olsa, ikinci dönem karikatürü anlatımı doğrudan desteklemeyen ayrıntılarla doludur. 1950 kuşağı adıyla da bilinen yeni karikatür neredeyse bir çırpıda denecek kadar hızla kendini bunlardan arındırmış, gereksiz her türlü ayrıntıyı çizimden çıkarmıştır. Çağdaş eğilimlere paralel bu gelişme bir süre sonra karikatürün çizgiyle gülmece yapma sanatı olarak tanımlanmasına yol açmıştır.

Çizgide görülen tutumluluğun benzeri yazıda da görülmektedir. Gülmeceyi ileten yazı artık kendi başına bir fıkra olmaktan çıkmış, çizimi bütünleyen, ancak onunla anlam kazanan bir öğe durumuna gelmiş, yazısız karikatür öne çıkmıştır. Bu anlayışı uygulayan en önemli sanatçılar Turhan Selçuk, Ali Ulvi Ersoy ve Ferruh Doğan olmuşlardır. Nehar Tüblek, Semih Balcıoğlu, Altan Erbulak, Mustafa Eremektar (Mıstık) ve Oğuz Aral da bu dönemin karikatürcüleri arasındadır. Onları Yalçın Çetin, Tonguç Yaşar, Tan Oral ve Tekin Aral izlemişlerdir. Suat Yalaz daha sonra çizgi romana yönelmiştir.

Bu dönemde Türk karikatürcüleri yurtdışındaki yarşmalarda ödüller kazanmış, yapıtları yabancı gazete ve dergilerde yayımlanmış, karikatürleri albümlere, müzelere alınmıştır. Türkiye'de de ulusal ve uluslararası yarışmalar düzenlenmeye başlanmıştır. Karikatürcülerin çizgi roman, canlandırma sineması diye de anılan çizgi film, kitap resimleme, afiş gibi sanat alanlarında da çalışmalar yapmışlardır. Karikatürün ne olduğu ve ne olması gerektiğine ilişkin ilk kurumsal çalışmalara da gene bu dönemde rastlanır.

Türk karikatürü 1960'tan sonra bir duraklama dönemine girdi. Sanatçıların anlatım açısından yenilikler getirmeyişinin yanı sıra okuyucu ve izleyici de karikatüre daha az ilgi göstermeye başladı. Gazete ve dergiler yalnız yurtdışından alınan karikatürleri ve adını duyurmuş Türk sanatçılarının yapıtlarını yayımlıyor, genç sanatçıların çalışmalarına fazla şans tanımıyordu. Duraklamaya neden olan etkenlerden biri karikatürün giderek soyut bir grafik sanat düzeyine gelmesi, anlatımını karmaşık simgeler ve çizim teknikleriyle iletir olmasıdır. Karikatür çizgiyle gülmece yapma sanatıdır düşüncesi yerini, karikatür güldürmez düşundürür düşüncesine bıraktı, gülmecesi sınırlı bu yaklaşım da geniş izleyici kitlesi tarafından benimsenmedi. Konu ya da anlatım yolu bulamayan karikatürcüler güncel olayları resimlemekten ileri geçemeyen yapıtlar üretir oldular. Bu dönemin sonlarında, 1969'da Semih Balcıoğlu, Turhan Selçuk ve Ferit Öngören'le birlikte Karikatürcüler Derneği'ni kurdu.

Yeni Karikatür Dönemi

1970'lerin başında karikatür bir kendini yenileme sürecine girdi, böylece de günümüze kadar süren dördüncü ve sonuncu dönem başlamış oldu. Bu dönemde karikatür büyük yaygınlık kaznarak pek çok kişi, özellikle de gençler için bir anlatım, bir dışavurum aracı oldu. 1975'te de İstanbul'da, Tepebaşı'nda Türkiye'nin ilk Karikatür Müzesi kuruldu.

Dönemin özelliklerinden biri soyut anlatımlarından uzaklaşmak olmuştur. Bir başka çizim özelliği de karikatürün çizgi romana özgü anlatım tekniklerinden yararlanmaya başlamasıdır. Altyazılar ortadan kalkarak, sözlerin konuşma balonları içine alınması, çizgi romana özgü ünlem, sözcük ve işaretlerin karikatürde de kullanılması, daha devingen, canlı, çarpıcı çizimlerin araştırılması, yazarı ile çizeri ayrı ortak yapımların çoğalması karikatüre yeni bir soluk kazandırmış, karikatürün yeniden yaygın bir anlatım aracı olarak kullanılmasını sağlamıştır.

Dönemin gülmece açısından özelliği yazıdan kaçınmaması, dahası yüzyıllardır kullanılan bazı sözlü gülmece özelliklerine dayanarak bunu karikatüre aktarmasıdır. Ayrıca gülmece açısından bir başka önemli adım daha atmış, bilinmeyen üçüncü kişilere yönelik iğnelemeler yerine doğrudan sokaktaki insanı konu alan bir gülmeceye yönelinmiştir. Yazında gülmece yazarı Aziz Nesin'le başlayan, Türk insanının kendi kendisinin alaya alan gülmece yaklaşımının karikatüre katılması da bu sanata yeni bir canlılık veren en önemli etkenlerden biridir. Bu dönemin önde gelen adı, 1950 kuşağının en genç karikatürcülerinden biri olan Oğuz Aral'dır. Onun yönetimini üstlendiği Gırgır adlı gülmece dergisi yeni anlayışa öncülük etmiş, pek çok genç sanatçının yetişmesini sağlamıştır. 1971'den beri çıkan ve adı 1989'da Oğuz Aral'ın yarattığı bir çizgi roman kahramanı olan Avni'ye dönüştürülen bu dergi görülmedik bir başarı kazanarak, bütün dünyada yayımlanan üçüncü büyük gülmece dergisi durumuna gelmiştir. Dönemin öteki karikatürcüleri arasında Hasan Kaçan, Behiç Pek, Latif Demirci gibi adlar vardır. Engin Ergönültaş, Can Barslan, Mehmet Çağçağ, Tuncay Akgün de aynı anlayışı sürdürmüşlerdir. Yeni anlayışa ayak uydurabilen, Oğuz Aral'ın kardeşi Tekin Aral bir yandan başarılı portre karikatürleriyle tanınırken bir yandan da Türkiye'nin büyük gülmece dergilerinden Fırt'ı yönetmektedir. Kemal Aratan, Serhat Gürpınar, Yavuz Taran ise bir sonraki çizer kuşağının temsilcileridir. Bu dönemde kadın çizerlerin de sayısı çoğalmıştır. En başarılı olanlarından biri Çılgın Bediş adlı çizgi romanın yaratıcısı Özden Ögrük'tür. Bu arada bu dönemde karikatürcülüğünün yanı sıra mizah yazarlığı yapan isimler de görülür. Cihan Demirci, Gani Müjde ve Metin Üstündağ gibi isiler hem çizer hem de yazar olarak diğer mizahçılardan ayrılırlar.

Karikatür günümüz Türkiye'sinde yaygınlık açısından en önde gelen sanat dalı durumuna gelmiştir. Sanatsal yaratıcılık alanı olarak geniş kitleler tarafından ilgiyle izlenmekte ve sevilmektedir. Gülmece dergilerinin sayısı çoğalmış, ayrıca gazete ve dergiler de gülmece ekleri vermeye, amatör çizer köşeleri düzenlemeye başlamişlardır. Büyük kentlerin dışında da sergiler, yarışmalar düzenlenmektedir. Bunlara paralel olarak karikatürün tarihini, kuramını konu alan yazılar, kitaplar yayımlanmaktadır.

Kaynakça

Semih Balcıoğlu, Cumhuriyet'in 75. Yılında Türk Karikatürü / İş Bankası Kültür Yayınları / İstanbul

Üstün Alsaç, Türkiye’de Karikatür, Çizgi Roman ve Çizgi Film / İletişim Yayınları / İstanbul, 1994 /

Felsefe ve Karikatür

SERVER TANİLLİ



Felsefe ile karikatür karşılaştırıldığında, ilk bakışta şu farklılık göze çarpıyor: Felsefe sözle ya da yazıyla dile getirilen bir fikrî çaba; karikatür ise, mizahın çizgiye dökülmesi. Söz ya da yazı, felsefe için yetiyor, ama mizahın karikatür olabilmesi, düşüncenin çizgiye ya da biçimlere dökülmesiyle mümkün; karikatür, böyle güldürebiliyor, ya da düşündürüyor.

Bu farklılığın dışında ise, her iki alanda birbirine benzerlikler var. En baştaki de şu: Felsefe, insanlığın evrensel sorunları üstünde, akla dayanarak düşünmeye çağrı, edinilmiş bilgi ve kanıları yeniden düşünmek, gözden geçirmek, daha doğrusu sorgulamaktır, diye tanımlanır; “aklın eleştirici tavrı”dır o. Karikatür, bu bakımdan ona benzer: O da, yerleşik düşünceyi tekrarlamaz, tersine sorgular, eleştiri getirir ona ve önümüze daha önce farkına varmadığımız bir başka açı koyar. Madalyonun tersini gösterme, her ikisinde de ortak yan.

Öyle olduğu için de, felsefe ve karikatürde bir “yol açıcı”, bir “öncü”, kimi zaman bir “başkaldıran” nitelik görürüz. Her ikisi de, halin büyük çoğunluğunda, oportünizme karşı, uydumcu olmayan birer tavırdır.”

Her ikisinin de korkutucu olmasının altında bu var.

Bugünkü demokratik sistemler dışında, felsefe horlanır ya da yasaklanır; karikatürün ise fazla irkilttiğinde arkasına düşülür. Kaldı ki, demokrasiler demokrasi olmadan önce de, filozof ve karikatürcü, adım başında kovuşturulmuş, yasaklanmıştır. Otoriter, hele hele totaliter rejimler, aklın sorgulamasının sonuna kadar götürülmesini, bir de fazla gülünmesini hoş karşılamazlar.

Felsefe yalnız düşündürmek, sorgulamakla kalmaz, hele devrimci felsefe ise, önümüze yeni bir toplum tasarısı koyar. Eski çağları bir yana bırakalım, Rönesans’la beraber, Thomas More’dan başlayarak, bu tasarıların “ütopya”lar biçiminde işlendiğini biliyoruz. Söz konusu eserler ufuk açıcı olmuş ve insanları enikonu bilinçlendirmişlerdir. Günümüzde çizgi romanlar, insanoğlunun geleceğini de düşlerken, karikatür, işte bu çizgi romanlar aracılığıyla, insan soyunun yaşadığı bugünkü dünyayı eleştirip yeni bir dünyanın kurulmasında bir görev de yükleniyor.

Bunun en son bir örneği olarak, Turhan Selçuk’un “Abdülcanbaz”ını gösterebiliriz. UFO’ların, halkın merakını sömüren, bir yerde bilimsel bilgilere de ters düşen şarlatanca bir konu olduğunu biliyoruz. Ne var ki, ünlü karikatürcü, Milliyet’te, 1998’in sonlarında başlayıp 1999’un Şubat sonlarına kadar süren “UFO’lar” adlı çizgi romanında, konudan olumlu bir ütopya çıkarmasını bilmişti: İki yıl önce UFO’lar dünyamıza gelmişlerdi; gelenler, uzayın derinliklerinden yola çıkmış Buzkar gezegenindendiler. Bizdekinden çok ilerde bir teknik ve uygarlığa sahip bu yaratıklar kavgasız dövüşsüz gelmiş ve dünyamızı eski sorun ve çekişmelerin bataklığında bırakarak, yine kavgasız dövüşsüz çekip gitmişlerdi.

Büyük karikatürcü, bu hayalî olaydan kalkarak, sonunda, o çizgi romanın en ünlü kişilerinden birinin, ünlü bilgin Karanfil Hoca’nın ağzından, gelenlerin ileri, eşitçi, barışçı düzenini örnek tutarak, dünyamızın acı bir eleştirisini yapar; Buzkar’la Dünya, uygarlıkla ilkellik arasında bizi düşünmeye çağırır.

Ütopyadır çizdiği, ama olumlu, yapıcı, giderek ilerici bir ütopya!

Kaç yüzyıllık bir geleneğin bir karikatürcünün çizgilerinde yeniden dile gelişi.

Felsefeyle karikatürün, Türkiye’nin koşullarında elele vermesinden doğal bir şey de yoktur. Çağdaşlığı ideal edinmiş bir toplum, ister istemez köhnemiş kurum ve ilişkilerini sorgulayacak ve daha ileri, daha insanca bir toplumun özlemini duyacaktır. Öyle olunca da, en başta iki şeye ihtiyacı vardır: Akılcı düşünceye ve gülen düşünceye.

Yani felsefeye ve karikatüre...







SERVER TANİLLİ



PHILOSOPHY AND CARTOONS



When philosophy and cartoons are compared, the first difference that meets the eye is: Philosophy is an intellectual effort expressed verbally or in writing, whereas cartoon is humor in the form of drawing. Words and writing is enough for philosophy, but in order for humor to become a cartoon, the idea should be expressed in forms or drawings. That’s how cartoons make us laugh or think.

Other than this difference, both fields have certain similarities. The most particular is: Philosophy is defined as an invitation to think on the universal problems of man, to re-consider, examine, and question acquired knowledge and opinions. It is the “critical attitude of the mind”. Cartoon resembles philosophy in this respect: It, too, refuses to repeat the accepted thought. To the contrary, it questions, criticizes and presents us a new angle we have never noticed before. The common feature of both is that they make us see the other side of the picture.

As a result, philosophy and cartoon as we see, have a leading, pioneering and rebelling character. They both are the non-conformist attitude of the majority of the people at large towards opportunism.

This is why they both seem frightening.

In systems other than the democratic system of our day, philosophy is humiliated or prohibited and cartoons are closely watched when they become too much of a nuisance. In fact, before democracies became true democracies, many philosophers and cartoonists have been investigated and banned. Authoritarian, and particularly totalitarian regimes, do not tolerate the questioning of mind thoroughly and too much laughter.

Philosophy does not only question and make you think, but, especially if it is revolutionary philosophy, it manifests a new project for the society. Leaving ancient ages out, we know that these projects were studied as “utopias” starting with Thomas More during Renaissance. These works have opened new horizons and raised substantial awareness among people. Comic books of our day imagine the future of the mankind, while cartoons criticize the world we live in today and assume the task of implementing a new world.

Turhan Selçuk’s “Abdülcanbaz” may be regarded as the most recent example to this. We know that UFO’s form a quack subject that capitalize on peoples curiosity and denies scientific information. However, the renowned cartoonist succeeded in creating a positive utopia out of this subject in his comic strip titled “UFO”s published by Milliyet from the end of 1998 to the end of February 1999: Two years ago, UFO’s had visited our country. They had brought creatures from the planet Buzkar located in the depth of the space. Being from a highly developed world of technology and civilization, these creatures had come to the earth in peace, and left again in peace leaving the our world alone with its old problems and controversies.

The great cartoonist presents a bitter criticism of our world with the words of famous scholar Karanfil Hodja, one of the outstanding characters of the strip, exemplifying the advanced, egalitarian and peaceful order of the visitors; summons us to differentiate between Buzkar and the Earth, and civilization and primitiveness.

What he has drawn is utopia, but a positive, constructive, and constantly progressive utopia!

The representation of a centuries old tradition by the dawings of a cartoonist.

Nothing is more natural than philosophy and cartoons to operate hand in hand under the circumstances of Turkey. A society that has idealized modernity, will question its dilapidated institutions and their relations, yearing for a better and more humane society; in which case it needs two major things: reasonable thought and laughing thought.

That is, philosophy and cartoons...

Kıbrıs Karikatür Sanatının Özeti

KIBRIS TÜRK KARİKATÜR SANATININ KISA BİR ÖZETİ

Hüseyin Çakmak



KIBRIS TÜRK MİZAH KÜLTÜRÜ ÜZERİNE:
Kıbrıs Türk Toplumunda önce "Sözlü Mizah" vardı. Saz aşıklarının ve halk şairlerinin söylediği "Mizahi Şiir"ler (Taşlama), gölge oyunu ustalarının "Karagöz-Hacivat" tiplemeleri, "Ortaoyunu" ve Meddahlar’ın hiciv ve nükte dolu öyküleri Kıbrıs Türk Mizahı'nın ilk örneklerini oluşturmaktadırlar.
Kıbrıs Türk Mizahı'nın kökeninde -ağırlıklı olarak- Osmanlı mizah anlayışı vardır. Bunun nedeni, Kıbrıs adasının uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalmasıdır (1571-1878). Anadolu'nun çeşitli yörelerinden Kıbrıs'a gönderilen nüfus, gelenek ve göreneklerinin yanında, sosyal yaşamlarının vazgeçilmez unsuru olan mizah kültürlerini de birlikte getirmişlerdir.
Kıbrıs Türk Toplumunda önemli bir yere sahip olan mizah kültürü, sosyal bir eğlence aracı olarak (Gölge Oyunu, Kukla, Ortaoyunu) yansıtılmanın yanısıra, Kıbrıs Türk Sözlü Halk Edebiyatı'nın çeşitli dallarında da (Masal, Destan, Bilmece, Mani, Tekerleme v.d.) kullanılagelmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun başlangıcından (1571), Kıbrıs adasının İngiliz Krallığı yönetimine geçtiği tarihe dek (1878), Kıbrıs Türk Mizahı sözlü olarak yansıtılmıştır. Bunun nedeni, Osmanlı yönetimindeki Kıbrıs'ta, bağımsız matbaacılığın olmaması nedeniyle, herhangi bir gazete ve derginin yayımlanmamasıdır. Bağımsız matbaacılığın gelişmesiyle birlikte, Kıbrıs Türk ve Rum Toplumları kendi gazetelerini yayımlamaya başlarlar. Kıbrıslı Türklerin yayımladığı ilk gazete olan "Saded"in (1889-?) ardından birkaç yıl sonra birçok gazete yayın hayatına girer. Kıbrıslı Türklerin ilk mizah gazetesi olan "Kokonoz"un (1896-1910) yayımlanmasıyla, Kıbrıs Türk Mizahında "Yazılı Mizah" dönemi başlar. "Davul" mizah gazetesinin (1920-1923) yayımıyla birlikte Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı da filiz vermeye başlar.

KIBRIS TÜRK BASININDA İLK KARİKATÜRCÜ: AHMET RİFAT EFENDİ...
Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı'nın ilk örnekleri "Davul" mizah gazetesinde görülür. Bu karikatürlerin sahibi, Kıbrıs Türk Basını'nda "Klişeci Rifat" olarak bilinen, Ahmet Rifat Efendi’dir (1892-1975).
"Davul" mizah gazetesinde yayımlanan karikatürlerin birçoğu, Türkiye Cumhuriyetini kuran Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Kurtuluş Savaşı (1919-1922) üzerinedir. Ahmet Rifat Efendi'nin çizdiği karikatürlerde, Anadolu'ya saldıran Emperyalist devletler eleştirilmekte, Mustafa Kemal'le birlikte bağımsızlık mücadelesi veren "Kuvay-i Milliye" ve Anadolu insanı yüceltilmektedir. Ahmet Rifat Efendi ilk Kıbrıslı Türk karikatürcüsü olmanın yanısıra, Kıbrıs Türk Basını'nda Osmanlıca harflerle karikatürlerini yayımlayan ilk ve son kişidir aynı zamanda. Ahmet Rifat Efendi, "Davul" mizah gazetesinin yanısıra "Ses" (1935-1938) gazetesinde de karikatürler çizer.

KIBRIS TÜRK KARİKATÜR SANATI’NDA "YAZILI KARİKATÜR" DÖNEMİ...
Araştırmacılar, 1940'lı yılların son dönemine kadar, Ahmet Rifat Efendi dışında, Kıbrıs Türk Toplumunda başka bir karikatürcünün olmadığını belirtirler.
1940 ve 1950'li yıllarda, Kıbrıs Türk Basını'nda üç önemli karikatürcünün çizgileri görülür: İsmet Vehit Güney, Şevki Çankaya, Ramiz Gökçe. Üçü de dönemlerinin en etkili çizerleridir. Bu dönemlerde "Yazılı Karikatür" anlayışı etkindir, çizilen karikatürler resim ağırlıklıdır, anlatılmak istenilen konu ve espri çizgiyle değil karikatürün altındaki yazıyla vurgulanmaktadır. Kıbrıs Türk Toplumunda daha çok ressamlığıyla tanınan İsmet Vehit Güney, dönemin en etkili gazetesi olan "İstiklal" (1949-1953) ve "Köylü" (1954-1955) gazetelerinde karikatürlerini yayımlar. Şevki Çankaya'nın karikatürleri, Kıbrıs Türk Basını'ndan çok, Türkiye'deki gazetelerde ve dergilerde (Akbaba, Karikatür, Hürriyet, Şaka) yayımlanmaktaydı. Karikatür sanatına öğrenim gördüğü "Mağusa Namık Kemal Lisesi"ndeki "Duvar Gazetesi"nde başlayan Ramiz Gökçe, 1956 yılında "Çizgi" ismini verdiği ilk kişisel karikatür albümünü yayımlayarak çalışmalarını yoğunlaştırır. Araştırmacılar, "Çizgi" karikatür albümünün Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı'nın ilk albümü olduğunu belirtirler. Ramiz Gökçe, bu dönemlerde, "Halkın Sesi" (1942-), "Bozkurt" (1951-1991) "Time Of Cyprus" (1955-?...) ve "Cyprus Mail" (1945-) isimli gazetelerde de karikatürlerini yayımlar.
1940'lı yılların sonlarında, sayfalarında çok az karikatüre yer veren, "Zırıltı" (1947-1948) mizah dergisi yayımlanır. "Zırıltı" mizah dergisinde, karikatürden çok mizahi makaleler ve mizahi şiirler yer almaktaydı. Bu dergide yer alan eserlerin birçoğunun takma isimlerle yayımlandığı bilinmektedir.
KIBRIS TÜRK KARİKATÜR SANATINDA "YENİLEŞME DÖNEMİ"...
1960 ve 1970'li yıllar, Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı'nın "Yenileşme Dönemi"dir. 1960 yılları öncesinde yayımlanan "Yazılı Karikatür" anlayışı, bu yıllarda daha az yazıyla yansıtılan karikatür türüne dönüşür. Çizilen karikatürlerde anlatılmak istenilen konu ve espri, yazı ve çizgiyle bütünleşerek vurgulanmaktadır.
1960'lı yıllarda, Ramiz Gökçe "Karga" (1964-1965) mizah dergisinde; Ergün Şöforoğlu ve Aral Buka “Halkın Sesi” gazetesinde; Tarık Arsal ve Aziz Amerikalı isimli çizerler ise "Amcabey" (1965-1966) mizah dergisinde karikatürlerini yayımlarlar. 1970'li yıllarda, Güner Pir "Halkın Sesi", "Zaman" (1973-1979); Erdoğan Baybars "Savaş" (1968-1973), "Bozkurt" (1951-1990), "Halkın Sesi"; Erten Kasımoğlu "Halkın Sesi", "Kurtuluş" (1978-1984), "Öncü" (1981-1981), "Yeni Devir" (1978-1979); M. Serhan Gazioğlu "Yeni Düzen" (1975-); Necmi Astam "Olay" (1978-1985), "Halkın Sesi" isimli gazete ve dergilerde karikatürlerini yayımlarlar. Bu dönemlerin çizerleri, Kıbrıs Türk Karikatür Sanatında "Yenileşme Dönemi"ni başlatmanın yanısıra, "Yazısız Karikatür" (Çizgiyle Mizah) anlayışının da ilk örneklerini verirler.

KIBRIS TÜRK KARİKATÜR SANATINDA "EVRENSELLEŞME DÖNEMİ"...
1980'li yıllar, Kıbrıs Türk Karikatür Sanatında önemli bir dönemin başlangıcıdır. 1970'li yıllarda başlayan "Yazısız Karikatür" (Çizgiyle Mizah) anlayışı, karikatürcü Musa Kayra'nın öncülüğüyle, yerel boyuttan evrensel boyuta taşınır. Bu yıllarda, yerel basında ve uluslararası alanda etkinlik gösterip, başarı sağlayan birçok genç karikatürcünün imzalarına rastlanır: Musa Kayra, Hüseyin Çakmak, Alper Susuzlu, Mustafa Tozakı, Mehmet Ulubatlı, Mustafa C. Azizoğlu, Cemal Tunceri, Bertan Soyer ve Arif A. Albayrak.
Bu dönemlerde çizilen karikatürlerde, yerel ve evrensel sorunlar-olaylar çizgisel yorumlarla yansıtılır. Anlatılmak istenilen konu ve espri, çeşitli sembol ve simgelerle belirtilir. Bu yöntemle çizilen karikatürler, dünyanın birçok ülkesindeki farklı ulusların ortak sorunlarını yansıtan ve anlaşılır kılan görsel bir dil görevini üstlenmektedir. Bu anlayışın uygulayıcısı birçok Kıbrıslı Türk Karikatürcü, dünyanın çeşitli ülkelerinde düzenlenen uluslararası karikatür etkinliklerinde önemli ödüller kazanmışlardır.
1980-2000'li yıllarında, uluslararası karikatür etkinliklerinden çok, Kıbrıs Türk Basını'nda karikatürlerine sıkça rastlanan çizerler şunlardır: M. Serhan Gazioğlu, Necmi Astam, Mustafa C. Azizoğlu, Erdoğan Baybars, Ramiz Gökçe, Utku Karsu, Zuhal Denizci, Aziz Yavuzdoğan, Kemal Bozkurt, Ergin Asyalı, Ergün Şöföroğluları, Hüseyin Özel, Mehmet İlkerli, Ezcan Özsoy.

KIBRIS TÜRK KARİKATÜRCÜLERİNİN ÖRGÜTLENME DÖNEMİ...
Kıbrıslı Türk Karikatürcüler -1986 yılına gelininceye dek- bireysel bir şekilde etkinlik göstermişlerdir. Araştırmacılar, çok küçük bir coğrafya üzerinde yaşamalarına ve aynı dönemlerde karikatür çizmelerine rağmen, birçok karikatürcünün biribirlerinin varlığından habersiz olduklarını belirtirler.
Kıbrıslı Türk Karikatürcüler, Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği'nin kurulmasından önceki tarihlerde çizdikleri karikatürleri, gazete ve dergiler aracılığıyla kamuoyuna iletiyorlardı; 1970'li yılların sonlarına doğru, salon ve sokak sergilerinin yanısıra, çeşitli yayınlar aracılığıyla da kamuoyuna iletmeye başladılar. Ne var ki, birçok karikatürcü mesleki haklardan ve sanatsal işbirliğinden yoksundu. Bunları sağlayacak bir örgüte gereksinim vardı. Bu nedenle, 25 Ocak 1986 tarihinde, M. Serhan Gazioğlu, Alper Susuzlu, Hüseyin Çakmak, Mehmet Ulubatlı, Musa Kayra ve Cemal Tunceri isimli çizerler Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği'ni kurarlar. 25 Ocak 1986 tarihinde, Lefkoşa’daki Saray Otel’de düzenlenen basın toplantısında, Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği’nin kurulmasındaki amaçlar şöyle açıklanır:

1-Evrensel karikatür sanatının temel ilkelerinden yola çıkarak, din, dil, ırk ve ulus ayrımı gözetmeksizin, dünya karikatür sanatının ilerici ve barışçı geleneği doğrultusunda tavır alıp, etkinlik gerçekleştirmek.
2-Biribirlerinden habersiz bir şekilde etkinlik gerçekleştiren Kıbrıslı Türk Karikatür Sanatçılarını örgütlemek. Karikatür sanatının Kıbrıs'ta meslek olarak kabul edilebilmesi için çalışmalar yapmak. Karikatür sanatçılarının telif haklarını korumak.
3-Karikatür sanatı ve benzeri dallarda (Çizgi film-Çizgi Roman v.d) çalışmalar yapan kişilerin mesleki gelişim ve eğitimlerini sağlamak.
4-Kıbrıs ve dünya mizah-karikatür sanatı tarihinin belgelerini toplamak. Yurt içinde ve yurt dışında karikatür sanatını tanıtıcı etkinlikler gerçekleştirmek. "Uluslararası Mizah ve Karikatür Müzesi" kurmak.
5-Kıbrıs ve dünya karikatür sanatını tanıtmak amacıyla, kişisel-karma sergiler düzenlemek, sempozyumlar gerçekleştirmek, tanıtıcı yayınlar hazırlamak.
Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği, kuruluşundan günümüze, kısıtlı imkanlara, siyasal-kültürel engellere, yasak ve baskılara rağmen, yurt içinde ve yurt dışında, 200'ü aşkın etkinlik gerçekleştirmiş, 90'ı aşkın ülkedeki 800'e yakın mesleki ve kültürel örgütlerle işbirliği yapmıştır.

KIBRISLI TÜRKLER TARAFINDAN YAYIMLANAN VE KARİKATÜR SANATINA YER VEREN MİZAH GAZETELERİ-DERGİLERİ...
Kıbrıs Türk Basını'nda, bugüne dek 11 tane mizah gazetesi veya dergisi yayımlanmıştır: Kokonoz (1896-1810), Akbaba (1897-1898), Davul (1920-1923), Zırıltı (1947-1948), Karga (1964-1965), Düdük (1965-1970), Amcabey (1965-1966), Akrep (1988-), Lololo (1993-1993), Çirkef (1999-2000), Yeni Akrep (2003-) Karikatür sanatına yer veren mizah gazetelerinin veya dergilerinin özet tanıtımları şöyle:

DAVUL MİZAH GAZETESİ (1920-1923):
Sahibi: Ahmet Rifat. Sorumlu Müdür: Mehmet İhsan Uzman. Toplam 50 sayı yayımlanan "Davul" mizah gazetesi, haftada bir ve iki sayfa yayımlanmaktaydı. “Davul”un her sayısında, "Ahmet Rifat" imzalı karikatürler yer almaktaydı. Gazetedeki mizahi yazı ve şiirlerin birçoğu takma isimlerle yayımlanmaktaydı.
"Davul" mizah gazetesi, yayımlanış amacını şöyle açıklamıştı:
(...) "Şimdiye dek Kıbrıs'ta bazı Türkçe mizah gazeteleri çıkmıştır; ancak ilk resimli (Karikatürlü. H.Ç) mizah gazetesi Davul'dur. Böyle bir gazeteye toplumun gereksinimi açıktır. Ne var ki bunu çıkarmak özveri isteyen bir iştir. Biz bu özveriye katlanıyoruz. Ama toplumdan da anlayış ve destek bekleyeceğiz. Son zamanlarda Ada'da resimli yayımlanan 3 Rumca mizah gazetesi var ve bunlar türlü vesilelerle bizimle alay ediyorlar. Gazetemiz onlara karşı bir "panzehir" olacaktır."

ZIRILTI MİZAH DERGİSİ (1947-1948)
Sahibi: M. Kazım Bedevi (Yavuz). Toplam 11 sayı yayımlanmıştır. "Zırıltı" mizah gazetesi 6 sayfadan oluşmakta ve ayda bir yayımlanmaktaydı. Çok az karikatüre yer veren dergide birçok mizahi öykü-şiir-makale yer almaktaydı. Bu eserler genellikle takma isimlerle yayımlanmaktaydı.

"KARGA" MİZAH VE KARİKATÜR DERGİSİ (1964-1965):
Sahibi: Mağusa Yerel Radyosu "Canbulat" ve Kıbrıs Türk Enformasyon Müdürlüğü adına: İsmet Kotak. 15 günde bir, 20 sayfa olarak yayımlanmaktaydı. Toplam 12 sayı yayımlandığı bilinmektedir. Kıbrıs Türk Toplumunda en ilkel şartlarda yayımlanan bir mizah dergisidir. Kıbrıslı Türk-Rum çatışmalarının sürdüğü dönemlerde (1963-67) Kıbrıslı Türkler ulaşım ve iletişim zorlukları çekmekteydiler. Günlük Türkçe gazeteler uzak şehirlere ve köylere ulaşamıyordu. İşte bu ortamda, Mağusa'da yaşayan Kıbrıslı Türkler "Karga" mizah dergisini yayımladılar. “Karga“ mizah dergisi, teksir halinde ve çok kısıtlı basılıyordu. Bölgesel bir mizah dergisi olmasına rağmen, çok yüksek bir tiraja sahipti. Derginin yazarları: İsmet Kotak, Eşref Nidai, Hasan Tuncer, Nazım Turanlı, Necati Erozan, Mehmet Niyazi, Hüseyin Cemal, Yıldıray Fenercioğlu, Erdoğan Muhammet, Kadriye Cemal, Zehra Özalp, Behçet Hüseyin. Karikatürler: Ramiz Gökçe ve isimsiz birçok karikatürcü!

"AMCABEY" MİZAH VE KARİKATÜR DERGİSİ (1965-1966):
Sahibi: Hüseyin Kanatlı, Ersin Taşer. Ayda bir 16 sayfa olarak yayımlanan “Amcabey” üçüncü sayısından sonra yayınına son vermiştir.
Derginin ismi ünlü Türk karikatürcüsü Cemal Nadir tarafından Türkiye'de yayımlanan "Amcabey" mizah ve karikatür gazetesinden esinlenerek alındığı bilinmektedir. Yazarlar: Hüseyin Kanatlı, Enver Öztunç. Karikatürler: Tarık Arsal, Aziz Amerikalı. Dergide yayımlanan mizahi yazılarda birçok takma isimler kullanılmaktaydı.

"AKREP" ULUSLARARASI MİZAH VE KARİKATÜR GAZETESİ (1988-1995)
Sahibi: Akrep Yayıncılık. Genel Yayın Yönetmeni: Hüseyin Çakmak. Yazı İşleri Müdürü: Musa Kayra. "Akrep" mizah ve karikatür gazetesi, "Amcabey" mizah gazetesinin yayımına son vermesinden yaklaşık 20 yıl sonra yayımlanmıştır. Akrep mizah ve karikatür gazetesinin, evrensel niteliği ve içeriği mevcuttu. Gazetenin yayın politikası "Çizgiyle Mizah"tı. Karikatür ağırlıklıydı. Önceleri aylık olarak yayımlanan gazete, teknik ve maddi nedenler yüzünden, daha sonraları periyodik olarak yayımlanmaya başladı. “Akrep”, birçok çizere ve yazara sahip bir mizah ve karikatür gazetesiydi. Kıbrıslı Türk karikatür sanatçılarının ve mizah yazarlarının yanısıra, dünyanın değişik ülkelerindeki karikatür sanatçılarının eserlerine de yer vermekteydi. Çeşitli ülkelerde abonesi bulunmaktaydı. Tabloit boy ve 24 sayfa olarak yayınlanmaktaydı. Bugüne dek 11 sayı yayımlanmıştır.
Karikatürcüler: M. Serhan Gazioğlu, Musa Kayra, Mustafa Tozakı, Mehmet Ulubatlı, Erdoğan Baybars, Cemal Tunceri, Ramiz Gökçe, Alper Susuzlu, Arif A. Albayrak, Hüseyin Çakmak, Bertan Soyer, Utku Karsu. Mizah Yazarları: Hıfzı Topuz, Turgut Çeviker, Sevdakar Çelik, Ulus Irkad, Kutlu Adalı, Bülent Fevzioğlu, Mustafa Gökçeoğlu, Ümit İnatçı...

"LOLOLO" MİZAH VE KARİKATÜR DERGİSİ (1993-1993)
Sahibi: Erdoğan Baybars. 8 sayfa ve A4 boyutunda hazırlanan dergi, üçüncü sayısından sonra yayımına son vermiştir. Yerel çizerlerin ve mizah yazarlarının yanısıra yabancı çizerlerin eserlerine de yer vermekteydi. Mizah yazarları: Erdoğan Baybars, Bülent Fevzioğlu. Karikatürcüler: Alper Susuzlu, Cemal Tunceri, Arif A. Albayrak, Hüseyin Çakmak, Sarper Ufuk, Erdoğan Baybars...

ÇİRKEF MİZAH DERGİSİ (1999-2000)
İmtiyaz sahipleri: Vasvi Çiftçioğlu, Salih Irmaklı. Genel Yayın Yönetmeni: Altan Uzun. Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Hüseyin Hasipoğlu. Türkiye’de yayımlanan “Gırgır”, “Fırt”, “Limon” ve benzeri mizah dergilerinin içeriğiyle örtüşen “Çirkef “ mizah dergisi, bugüne dek 3 sayı yayımlanmıştır. Dergi, bazen 16 sayfa bazen 23 sayfa yayımlanmaktaydı. İki sayısı A4 ölçüsünde üçüncü sayısı ise tabloit boy olarak yayımlanmıştır. Yazarlar: Hüseyin Hasipoğlu, Vasfi Çiftçioğlu. Karikatürcüler: Ozan Özgenler, Uğurcan Yaşamsal.

“YENİ AKREP” ULUSLARARASI DİJİTAL MİZAH VE KARİKATÜR DERGİSİ (2003-)
Sahibi: Akrep Yayıncılık. Genel Yayın Yönetmeni: Hüseyin Çakmak. Yazı İşleri Müdürü: Musa Kayra. “Akrep” mizah ve karikatür gazetesinin bir devamı olan “Yeni Akrep” dijital mizah ve karikatür dergisi, 10 yıl aradan sonra, matbaa baskısı ile değil, bilgisayar ortamında hazılanarak yayınlanmaktadır. 84 ülkedeki 1500’ü aşkın karikatür sanatçısına e-posta veya web sitesi aracılığıyla ücretsiz ulaştırılmaktadır. İki dilde (İngilizce-Türkçe) yayınlanan dergi, bugüne dek 14 sayı yayınlanmıştır. İşlediği konular yerelden çok evrenseldir. Yazarlar: İzel Rozental, Tomislav Dusanic, Jean Marie Bertin, Üstün Alsaç. Karikatürcüler: Kıbrıs’tan ve dünyanın birçok ülkelerinden karikatür sanatçılarının eserlerine yer vermektedir.

KIBRIS TÜRK BASININDA KARİKATÜRLERİ YAYIMLANAN ÇİZERLER...
Kıbrıslı Türklerin ilk gazetesi olan "Saadet"in yayımlanmasından günümüze, Kıbrıs Türk Basını'ndaki çeşitli gazete ve dergilerde karikatürü yayımlanan birçok çizerin ismine rastlanmıştır. Bu çizerlerin bazıları uzun soluklu olup günümüzde de karikatürlerini yayımlarken; bazıları da kısa ömürlü olup inzivaya çekilmişlerdir. Kıbrıs Türk Basını'nda -saptayabildiğimiz kadarıyla- karikatürleri yer alan çizerlerin isimleri ve karikatürlerinin yayımlandığı gazete ve dergiler şöyle:
Ahmet Rifat Efendi (Davul, Ses), İsmet V. Güney (İstiklal, Köylü), Şevki Çankaya (Halkın Sesi, Bozkurt, Hürsöz), Ramiz Gökçe (Halkın Sesi, Bozkurt, Times Of Cyprus, Cyprus Mail, Kurtuluş, Akrep, Olay, Kıbrıs Postası, Ortam, Yeni Düzen, Avrupa), Aziz Amerikalı (Amcabey), Tarık Arsal (Amcabey), Aral Buka (Halkın Sesi, Hür Söz), M. Serhan Gazioğlu (Yeni Düzen, Halkın Sesi, Yeni Çağ, Hekimce, Akrep, Çığır, Mimarca, Kıbrıslı), Güner Pir (Halkın Sesi, Zaman, Kıbrıs Postası), Erdoğan Baybars (Savaş, Bozkurt, Halkın Sesi, Kıbrıs Postası, Yenigün, Akrep, Kıbrıslı, Lololo, Avrupa, Afrika), Erten Kasımoğlu (Halkın Sesi, Yeni Devir, Öncü, Kurtuluş), Musa Kayra (Yeni Düzen, Halkın Sesi, Söz, Kurtuluş, Kıbrıs Postası, Akrep, Ortam, Olay, Kıbrıs Sanat, Avrupa), Necmi Astam (Olay, Halkın Sesi, Kıbrıs Postası, Buket, Bozkurt, Kıbrıslı), Hüseyin Çakmak (Yeni Düzen, Bozkurt, Ortam, Gençlik, Özgürlük, Söz, Kıbrıs Postası, Akrep, Alternatif Yazın, Nokta Kıbrıs, Lololo, Yeşilada, Vatan, Kıbrıslı, Avrupa, Afrika, Kıbrıs, Birleşik Kıbrıs), Alper Susuzlu (Yeni Düzen, Kıbrıs Postası, Akrep, Kıbrıs, Lololo, Vatan, Demokrat), Mustafa C. Azizoğlu (Yeni Düzen, Gençlik, Birleşik Kıbrıs), Zühal Denizci (Yeni Düzen, Ortam, Londra Toplum Postası), Utku Karsu (Söz, Kurtuluş, Ortam, Halkın Sesi, Buket, Akrep, Çağ-Ses, Kıbrıs, Sosyalist Gözlem), Mehmet Ulubatlı (Yeni Düzen, Akrep, Öğretmen), Mustafa Tozakı (Yeni Düzen, Ortam, Akrep, Rekortmen, Vatan, Kıbrıs), Cemal Tunceri (Kıbrıs Postası, Bozkurt, Akrep, Lololo, Kıbrıs, Çağ-Ses, Halkın sesi, Yeni Düzen, Ortam), Arif A. Albayrak (Ortam, Kıbrıs, Akrep, Lololo, Hekimce, Yeni Düzen), Bertan Soyer (Yeni Düzen, Akrep, Avrupa), Aziz Yavuzdoğan (Kıbrıs, Ortam), Kemal Bozkurt (Bozkurt, Kıbrıs, Halkın Sesi), Ergin Asyalı (Birlik), Ergün Şöföroğlu (Halkın Sesi, Ortam), Mehmet İlkerli (Akrep, Alternatif Yazın, Yeni Düzen) Sevcan Çerkez (Yeni Düzen), Erdinç İlkerli (Alternatif Yazın), Zafer Tutkulu (Halkın Sesi), Ozan Özgenler (Çirkef), Hüseyin Özel (Yeni Düzen), Elif Atamaz Aşıcıoğlu (Kıbrıs), Ezcan Özsoy (Mimarca, Birlik, Halkın Sesi).

KIBRISLI TÜRK KARİKATÜRCÜLERİNİN ULUSLARARASI ETKİNLİKLERE YÖNELMESİ...
Kıbrıslı Türk Karikatür Sanatçıları, 1970'li yıllardan itibaren uluslararası karikatür etkinliklerine yönelirler. Bu yönelişin birtakım nedenleri vardır: Dünya karikatürünü daha da yakından tanımak, farklı ülkelerdeki çizerlerle iletişim kurmak, Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı’nın dış dünyadaki yerini saptamak. Kuşkusuz en önemli nedeni, Kıbrıs Türk Basını'nın Kıbrıs Türk Toplumu'ndaki siyasi partilerin hegemonyasında bulunmasıdır. Kıbrıs Türk Toplumunda yayımlanan birçok gazete ve dergi, siyasi partilerin bültenleri durumundadır. Bu anlayışla yayımlanan gazete ve dergilerde yazarlık ve karikatürcülük "Sanat ve Emek" değeri taşımamakta, rağbet görmemektedir. Gazete ve dergiler, militan anlayışlarla hazırlanmakta ve sadece siyasi partilerin görüşlerini yansıtmaktadırlar. Farklı görüşlere tahammül yoktur. Telif hakkı veya emeğin karşılığı diye birşey de sözkonusu olamaz. Okur sayısını arttırabilme kaygusu da önemli değildir. Bu gibi gazetelerde en önemli şey, parti yöneticilerinin demeçlerinin yer almasıdır. Bu nedenlerle basından dışlanan karikatürcüler, uluslararası etkinliklere yönelmek zorunda kalmışlardır. Kıbrıslı Türk Karikatürcüler katıldıkları uluslararası karikatür etkinliklerinden -mesleki itibar sağlamanın yanında- bugüne dek 200'ü aşkın ödül kazanmışlardır.

KIBRISLI TÜRK KARİKATÜRCÜLERİNİN, KIBRIS TÜRK KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİ'NİN VEYA ÇEŞİTLİ KURULUŞLARIN YAYIMLADIĞI KARİKATÜR ALBÜMLERİ:
"Çizgi", Ramiz Gökçe (1955). "Cızzzgıcıklar", Musa Kayra (1983). "Taşlar", Necmi Astam (1984). "Afrodit Adasından Çizgiler", Alper Susuzlu (1992). "Ali Baba'nın Çiftliği", Utku Karsu (1992). "Çevre Karikatür Albümü", KTMMOB-KTKD (1994). "Turhan Selçuk-İnsan Hakları Karikatür Sergisi Albümü", KTKD (1994). "Isırgan Otu", Cemal Tunceri (1996). "10.Yıl Albümü", KTKD (1996). "Kutlu Adalı-Faili Meçhul Karikatür Yarışması Albümü", Ada-m Yayınları, (1996). "Mizahi Çizgiler ve Öyküler Albümü", KTKD-IK Yayınları, (1996). "Cypriot Cartoon Exhibition Album", "İhsan Ali Foundation Publication", (1996). "İlaç Karikatür Albümü, KTTB-KTKD Yayınları, (1997). "Ulusal Altın Muflon Karikatür Yarışması Albümü", KTKD Yayınları, (1997). "Tan Oral Karikatür Sergisi Albümü", MEKB Yayınları, (1998). "YDÜ 1.Ulusal Karikatür Yarışması Albümü", YDÜ Yayınları, (1998). “Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı’nın Kısa Bir Özeti, Hüseyin Çakmak, MEKB Yayınları, (1999), Ramiz Gökçe-İki Çizgi-Karikatür Albümü, Mez Koop Bankası Yayınları, (2000). “1997-Uluslararası Altın Muflon Karikatür Festivali Albümü”, MEKB yayınları, (2001). “1998-Uluslararası Altın Muflon Karikatür Festivali Albümü”, MEKB yayınları (2001). “Politika ve Karikatür”, Temsilciler Meclisi Yayınları, (2001) “Çağdaş Kentler ve Yerel Yönetimler”, KTMMOB-KTKD Yayınları, (2002), Hüseyin Çakmak-20. Sanat Yılı-Karikatürler, Karikatür Vakfı Yayınları, (2003). “39 Çizerin Kaleminden Ramiz Gökçe Portreleri”, KTKD Yayınları, (2003).

KAYNAKLAR:
AN, Ahmet, "Kıbrıs'ta Türkçe Basılmış Kitaplar Listesi" (1878-1997), Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yayınları, No.41, 1997, Ankara, Türkiye...
ADALI, Kutlu, "İlk Karikatürcülerimizden: Rifat Efendiyi Anmak", "Yeni Düzen" Gazetesi, 19.12.1995, Lefkoşa.
ÇAKMAK, Hüseyin, "Kıbrıs Türk Mizah ve Karikatür Sanatının Kısa Bir Tarihçesi", "Çorum Haber" Gazetesi, 29 Temmuz-1 Ağustos, Çorum, Türkiye, 1992.
ÇAKMAK, Hüseyin, "Kıbrıslı Türklerin Yayımladığı Karikatür-Mizah Dergileri ve Gazeteleri", "Alternatif Yazın" Dergisi, No:3, Eylül-Ekim, Lefkoşa, 1993.
ÇAKMAK, Hüseyin, "Kıbrıslı Türk Karikatürcülerinin Yayımladığı Karikatür ve Çizgi Roman Albümleri", "Alternatif Yazın" Dergisi, No:5, Ocak-Şubat, Lefkoşa, 1994.
ÇAKMAK, Hüseyin, "Kıbrıs Türk Mizahının Kısa Bir Özeti", "Mizahi Çizgiler ve Öyküler Albümü", Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği-Işık Kitabevi Yay., Lefkoşa, Eylül, 1996.
KIBRIS Türk Karikatürcüler Derneği Arşivi, Erten Kasımoğlu Arşivi, Harid Fedai Arşivi, Ersin Taşer Arşivi... 
DEDEÇAY, Servet, Sami, "Kıbrıs'ta Enformasyon veya Yazılı ve Sözlü Basın", Cilt:1, LÖTÜ Yayınları, Lefkoşa, Nisan, 1988.
FEDAİ, Harid, "Kıbrıs Türk Basınında Mizah ve Yergi", “Yeni Kıbrıs” Dergisi, No:2-3-4-5, Lefkoşa, Kasım, 1986-Şubat 1987.
PRESS and Information Office (PIO), "Mass Media in Cyprus", Republic of Cyprus, Nicosia, 1991.
HAKERİ, Bener Hakkı, "Kıbrıs Türk Ansiklopedisi", Cilt:1-2, “Kıbrıs” Gazetesi Yayınları, Lefkoşa, 1992.





A SHORT SUMMARY OF TURKISH CYPRIOT ART OF CARTOON

ON TURKISH CYPRIOT CULTURE OF HUMOR...
In the beginning, there was "Oral Humor" in the Turkish Cypriot Community...
Humorous Poems (Satires) recited by bards and folk poets, shadow-theater characters like "Karagöz-Hacivat", public story tellers' stories containing satire and wisecrack are considered as the first examples of Turkish Cypriot Humor...
Turkish Cypriot Humor is -heavily- based on Ottoman humor, due to the fact that the Island of Cyprus was under the control of the Ottoman Empire for many years (1571-1878). The people who were sent from different regions of Anatolia not only brought their traditions and customs, but also brought their culture along with them.
Humor which plays an important part in the Cypriot Turkish Community has not only been reflected as a social entertainment mediator (shadow plays, puppet shows) with theatrical characteristics, but also has been used in the various branches (story, epic, riddle, ballad, tongue-twister) of Turkish Cypriot Oral Folk literature...
Turkish Cypriot Humor was passed over orally from the beginning of the Ottoman Period (1571) till the date when the Island's control was handed to the British Empire (1878). The reason for that is during the reign of the Ottoman Empire there were not any independent printing facilities in Cyprus to allow newspapers and magazines to be published...
With the development of independent printing, Turkish Cypriot and Greek Communities started to publish their own newspapers. "Saded" (1889) was the first newspaper published by the Turkish Cypriots to be followed by various newspapers.
In Turkish Cypriot Humor "The period of humor with caption" started with the first humor newspaper "Kokonoz" (1896-1910) The Turkish Cypriot cartoon as an art starts with "Davul".

THE FIRST CARTOONIST IN TURKISH CYPRIOT PRESS: AHMET RİFAT EFENDİ...
The first models of the Turkish Cypriot Cartoon as an art are seen in "Davul", a humor newspaper. Ahmet Rifat Efendi (1892-1975) known as "Klişeci Rifat" in Cypriot Turkish Press is the creator of these cartoons. Most of the cartoons published in "Davul" humor newspaper are related to the War of Independence and M. Kemal Atatürk, the founder of the Turkish Republic. In the cartoons of Ahmet R. Efendi, imperialist states, attacking Anatolia are criticized; on the other hand, National Forces and Anatolian people fighting for independence under Mustafa Kemal Ataturk are praised. Besides being the first Turkish Cypriot cartoonist, Ahmet Rifat Efendi is the first and the last person to publish his cartoons using the Ottoman Turkish script. Ahmet Rifat Efendi drew cartoons not only for "Davul" humor newspaper, but "Ses" newspaper (1935-1938) as well...

"CARTOONS WITH CAPTION" PERIOD IN THE TURKISH CYPRIOT CARTOON...
Researches state that there was no other cartoonist, but Ahmet Rifat Efendi in the Cyprus Turkish Community until late 1940's. Between the years 1940 and 1950 the drawings of three important cartoonists appear in the Cypriot Turkish Press: İsmet Vehit Güney, Şevki Çankaya and Ramiz Gökçe...
All of them are the most influential cartoonists of that period. In those days the trend of "cartoons with captions" is effective. The cartoons are more like pictures. The message of the content and the spirit is emphasized in the caption. In the Cypriot Turkish Community, İsmet Güney, mostly known as an artist, published his cartoons in "İstiklal" (1949-1953) and "Köylü" (1954-1955), the most influential newspapers of that period. The cartoons of Şevki Çankaya were mostly seen in the newspapers and magazines in Turkey (Akbaba, Karikatür, Hürriyet, Şaka) rather than in the Turkish Cypriot Press...
Ramiz Gökçe first began to draw cartoons in "Duvar Gazetesi" in 1956 when he was studying at "Mağusa Namık Kemal High School". He intensified his activities and published his works in a book form, called "Çizgi." It was the first cartoon publication in Cypriot Turkish Cartoon. Ramiz Gökçe published his works in "Halkın Sesi" (1942), "Bozkurt" (1951-1991), "Time of Cyprus" (1955) and "Cyprus Mail" (1945)...
Toward the end of the 1940's the humor magazine "Zırıltı" (1947-1948) was published, but this magazine did not allow much space to cartoon. It published humorous articles and poems rather than cartoons. It is also known that most of the works in "Zırıltı" had been published under pen names...

PERIOD OF REFORMATION OF TURKISH CYPRIOT CARTOON...
The years between 1960 and 1970 were classified as the "Reformation" period of the Turkish Cypriot cartoon. "Caption cartoon" which was published before 1960's was replaced by less verbal forms of cartoon during these years. The subject and humor content in cartoons were completed with verbal forms and lines. In the 1960's Ramiz Gökçe published his works in "Karga" (Crow) a humor magazine (1964-1965); Ergün Şöföroğlu and Aral Buka drew in Halkın Sesi newspaper; then the cartoonists Tarık Arsal and Aziz Amerikalı published their works in a humor magazine called "Amcabey" (1965-1966)...
In the 1970's cartoonists also continued to publish their works in various magazines and newspapers: Güner Pir in "Halkın Sesi", "Zaman" (1973-1979); Erdoğan Baybars in "Savaş", "Bozkurt" and "Halkın Sesi" (1968-1973); Erten Kasımoğlu in "Halkın Sesi”, "Kurtuluş" (1978-1984) "Öncü" (1981-1981) and "Yeni Devir" (1978-1979); M. Serhan Gazioğlu in "Yeni Düzen" and "Halkın Sesi"; Necmi Astam in "Olay" (1978-1985) and "Halkın Sesi"... The cartoonists of this period were not only responsible for the reformation, but also for the production of the first no-caption cartoon...

THE PERIOD OF "UNIVERSALITY" IN TURKISH CYPRIOT CARTOON...
1980's is the beginning of an important period in Turkish Cypriot Cartoon. The concept of "no-caption cartoon" which started in the 1970's started gaining universal dimensions under the leadership of cartoonist Musa Kayra. In these years we come across young cartoonists who have been active and successful not only in local, but also in international press: Musa Kayra, Hüseyin Çakmak, Alper Susuzlu, Mustafa Tozakı, Mehmet Ulubatlı, Mustafa C. Azizoğlu, Cemal Tunceri, Bertan Soyer and Arif A. Albayrak...
The cartoons of this period reflect the local and universal problems and happenings using 'lines'. Different symbols were used to express the subject and humor underlying it. The cartoons drawn in this style act as a visual language which reflects and explains the common local and universal problems of many a country. Turkish Cypriot Cartoonists who practiced this art form were awarded many prizes in many different countries. In the 1980's and 2000's the cartoonists whose works appeared more in the Turkish Cypriot press rather than in international publications were M. Serhan Gazioğlu, Necmi Astam, Mustafa C. Azizoğlu, Erdoğan Baybars, Ramiz Gökçe, Utku Karsu, Zühal Denizci, Aziz Yavuzdoğan, Kemal Bozkurt, Ergin Asyalı, Ergün Şoföroğlu, Mehmet İlkerli, Hüseyin Özel, Ezcan Özsoy....

THE PERIOD OF ORGANIZATION OF THE TURKISH CYPRIOT CARTOONIST...
Turkish Cypriot Cartoonists, up to the year 1986, acted and showed up as inviduals. Although they were contemporary and lived in a very small country, they were unaware of each other's existence. Before the foundation of the Association of the Turkish Cypriot Cartoonists, the local cartoonist could only convey messages to the public via newspapers and magazines...
Turkish Cypriot Cartoon Art started toward the end of the 1970's in street and hall exhibitions along with the help of various publishers. However, a lot of cartoonists were deprived of their professional rights and had no artistic collaboration...
To maintain these rights an organization was neccessary. The Turkish Cypriot Cartoonists’ Association was founded on January 25, 1986 by a group consisting of M. Serhan Gazioğlu, Alper Susuzlu, Hüseyin Çakmak, Mehmet Ulubatlı, Musa Kayra and Cemal Tunceri. The aims in establishing this organization were explained in a press conference at the Saray Hotel in Nicosia on January 25, 1986 as stated below:

1) Turkish Cypriot Cartoonists’ Association will proceed activities universally without parting of the ways in religion, language, race and nationality and will observe the progressive and peaceful traditions of the world cartoon organizations...
2) The association will organize the Turkish Cypriot Cartoonists performing activities individually rather than collectively; and will protect the Cartoonists’ rights along with their copyrights...
3) The association will help to educate and improve the professional standards of the cartoonists in Cyprus...
4) The association will promote activities both at home and abroad to introduce Cypriot and world cartoon by procuring documents on their historical background. It will also establish an "International Museum of Humor and Cartoon"...
5) To introduce Cypriot and world cartoon, the association will help to open solo and joint exhibitions, will have symposiums and help to publish promotional documents.
Since its establishment Turkish Cypriot Cartoonists’ Association despite many cultural-political barriers, pressures and restrictions, has realized over 200 activities both within the country and abroad and also cooperated with nearly 800 professional and cultural organizations in over 90 countries.

HUMOR MAGAZINES AND NEWSPAPERS THAT ATTACHED SIGNIFICANCE TO CARTOONS IN TURKISH CYPRIOT PRESS...
There have been eleven magazines and newspapers in the Turkish Cypriot Press which published cartoons and these are: "Kokonoz" (1896-1910) "Akbaba" (1897-1898), "Davul" (1920-1923) "Zırıltı" (1947-1948), "Karga" (1964-1968), “Düdük” (1965-1970), "Amcabey" (1965-1966), "Akrep" (1988 -), "Lololo" (1993-), “Çirkef” (1999-2000), Yeni Akrep (2003-)...

Following is a brief outlook on each of these magazines:

“DAVUL” HUMOR NEWSPAPER (1920-1923):
Owner: Ahmet Rifat Efendi. Director: Mehmet İhsan Uzman. 50 issues were published. It had two pages and was published once a week. It came out for three years. In every issue there were cartoons by Ahmet Rifat. The newspaper carried homorous articles and poems signed by pen-names. Here is how "Davul" explains its objectives:
"(…) In Cyprus some Turkish newspapers have been published so far, but "Davul" is the first one with pictures (with cartoons-H.Ç.). It is clear that the society is in need of it. Publishing it is a difficult job. However it needs self-sacrifice. We are doing our best. But we also want understanding and support from the society. Recently, on the island, there have been three pictured Greek humor newspapers and they are making fun of us on every pretext. Our own newspaper will act as an "antidote" in every aspect against them"...

"ZIRILTI" HUMOR MAGAZINE (1947-1948):
Owner: M. Kazım Bedevi (Yavuz). Altogether it had only 11 issues. "Zırıltı" humor newspaper consisted of 6 pages and was published monthly. The magazine, which had only a few cartoons, consisted of humorous short stories, poems and articles. Those works were generally published under pseudo-names...

"KARGA" HUMOR AND CARTOON MAGAZINE (1964-1965):
Owner: Ismet Kotak on behalf of Famagusta Local Radio "Canbulat" and Cyprus Turkish Information Office. It was published bi-monthly and had a 20 page content. Altogether there were 12 issues. It was published under primitive conditions: During the periods of struggle between the Turkish and Greek Cypriots, Turkish Cypriots had difficulty of transportation and communication. For this reason, daily Turkish newspapers could not be reached to towns and villages. Exposed to conditions such as those, Turkish people living in Famagusta published "Karga" humor magazine. The magazine was published in leaflets in very limited numbers. Despite being a local magazine, it had a very high circulation. Cartoons were contributions of Ramiz Gökçe; and the writers were İsmet Kotak, Eşref Nidai, Hasan Tuncer, Nazım Turanlı, Necati Erozan, Mehmet Niyazi, Hüseyin Cemal, Yıldıray Fenercioğlu, Erdoğan Muhammet, Kadriye Cemal, Zehra Özalp, Behçet Hüseyin...

”AMCABEY” HUMOR AND CARTOON MAGAZINE (1965-1966):
Owner: Hüseyin Kanatlı, Ersin Taşer. The 16-page magazine which was published once a month came to a standstill after the third issue. It is known that the name of the magazine was inspired by "Amcabey", the humor and cartoon magazine of Turkey published by the famous Turkish cartoonist Cemal Nadir. Writers who contributed to the magazine were Hüseyin Kanatlı, Enver Öztunç, while the cartoons were by Tarık Arsal and Aziz Amerikalı. A lot of pseudo-names were used in the humorous writings published in the magazine...

"AKREP" INTERNATIONAL HUMOR AND CARTOON NEWSPAPER (1988-1995):
Owner: Akrep Publishing Company. General Director: Hüseyin Çakmak, Editör: Musa Kayra. Humor and cartoon newspaper "Akrep" was published about 20 years after the publication of "Amcabey" was brought to an end. It is in appearance and content of international standards. The editorial policy of the newspaper is to express humor using "lines", mainly in cartoon forms. The newspaper was originally published monthly but due to some financial and technical problems started being published less frequently. Compared with the previous humor newspapers, "Akrep" had the biggest number of cartoonists and humor writers. In addition to Turkish Cypriot cartoonists and humor writers, the paper (Akrep) published the works of cartoonists from different parts of the world. It was sent to different countries. It was published in a twenty-four-page tabloid form. It has been issued eleven times...
The cartoonists who contributed to Akrep: M. Serhan Gazioğlu, Musa Kayra, Mustafa Tozakı, Mehmet Ulubatlı, Erdoğan Baybars, Cemal Tunceri, Ramiz Gökçe, Alper Susuzlu, Arif A. Albayrak, Hüseyin Çakmak, Bertan Soyer, Utku Karsu. Humor Writers whose writings appeared were Hıfzı Topuz, Turgut Çeviker, Sevdakar Çelik, Ulus Irkad, Kutlu Adalı, Bülent Fevzioğlu, Zeki Erkut, Mustafa Gökçeoğlu, Ümit İnatçı...

"LOLOLO" HUMOR AND CARTOON MAGAZINE (1993-1993):
Owner: Erdoğan Baybars. It appeared in 1993 as eight pages in A4 size and stopped its publication after the third issue. In addition to local cartoonists and humor writers, it published the works of foreign cartoonists.
Humor writers: Erdoğan Baybars, Bülent Fevzioğlu. Cartoonists: Alper Susuzlu, Cemal Tunceri, Arif A. Albayrak, Hüseyin Çakmak, Sarper Ufuk, Erdoğan Baybars...

“ÇİRKEF” HUMOR MAGAZINE (1999-2000):
Owner: Vasfi Çiftçioğlu, Salih Irmaklı. General Director: Altan Uzun, Editor: Hüseyin Hasipoğlu. “Çirkef” humor magazine was similar to those humor magazines published in Turkey like “Gırgır”, “Fırt”, Limon” and the like. Up to now, three issues came out and some had 16 pages, others 23 pages. The first two issues were published in A4 format and the third issue in tabloid form.
Humor writers: Hüseyin Hasipoğlu, Vasfi Çiftçioğlu. Cartoonists: Ozan Özgünler, Uğurcan Yaşamsal.

“YENİ AKREP” INTERNATIONAL DIGITAL HUMOR AND CARTOON MAGAZINE (2003-):
Owner: Akrep Publishing, General Director: Hüseyin Çakmak, Editor: Musa Kayra. “Yeni Akrep” international digital humor and cartoon magazine is the continuation of the “Akrep” humor and cartoon magazine which was published in a printing house, but after 10 years this new version is published with the computer. It is sent free by the e-mail to more than 1,500 cartoonists in 84 countries or could be reached through its web page. “Yeni Akrep” is published in two languages (English and Turkish) and up to now 14 issues came out. Its subjects are universal, rather than local.
Humor writers: İzel Rozental, Tomislav Dusanic, Jean Marie Bertin, Üstün Alsaç.
Cartoonists: The works of various cartoonists from Cyprus and from many countries of the world are published here.

CARTOONISTS IN THE TURKISH CYPRIOT PRESS:
Since the publication of "Saded" (The first Turkish Cypriot newspaper in Cyprus), many cartoonists have published their works in all sorts of Turkish periodicals and dailies. Though some of these cartoonists are still busily involved in this profession and their cartoons are still being published, some have been short-lived and they have withdrawn into their shells. The cartoonists whose works were published and the names of the magazines and papers published by the Turkish Cypriot Press are as follows:
Ahmet Rifat Efendi (Davul, Ses), İsmet V. Güney (İstiklal, Köylü), Şevki Çankaya (Halkın Sesi, Bozkurt, Hürsöz), Ramiz Gökçe (Halkın Sesi, Bozkurt, Times Of Cyprus, Cyprus Mail, Kurtuluş, Akrep, Olay, Kıbrıs Postası, Ortam, Yeni Düzen, Avrupa), Aziz Amerikalı (Amcabey), Tarık Arsal (Amcabey), Aral Buka (Halkın Sesi, Hür Söz), M. Serhan Gazioğlu (Yeni Düzen, Halkın Sesi, Yeni Çağ, Hekimce, Akrep, Çığır, Mimarca, Kıbrıslı), Güner Pir (Halkın Sesi, Zaman, Kıbrıs Postası), Erdoğan Baybars (Savaş, Bozkurt, Halkın Sesi, Kıbrıs Postası, Yenigün, Akrep, Kıbrıslı, Lololo, Avrupa, Afrika), Erten Kasımoğlu (Halkın Sesi, Yeni Devir, Öncü, Kurtuluş), Musa Kayra (Yeni Düzen, Halkın Sesi, Söz, Kurtuluş, Kıbrıs Postası, Akrep, Ortam, Olay, Kıbrıs Sanat, Avrupa), Necmi Astam (Olay, Halkın Sesi, Kıbrıs Postası, Buket, Bozkurt, Kıbrıslı), Hüseyin Çakmak (Yeni Düzen, Bozkurt, Ortam, Gençlik, Özgürlük, Söz, Kıbrıs Postası, Akrep, Alternatif Yazın, Nokta Kıbrıs, Lololo, Yeşilada, Vatan, Kıbrıslı, Avrupa, Afrika, Kıbrıs, Birleşik Kıbrıs), Alper Susuzlu (Yeni Düzen, Kıbrıs Postası, Akrep, Kıbrıs, Lololo, Vatan, Demokrat), Mustafa C. Azizoğlu (Yeni Düzen, Gençlik, Birleşik Kıbrıs), Zühal Denizci (Yeni Düzen, Ortam), Utku Karsu (Söz, Kurtuluş, Ortam, Halkın Sesi, Buket, Akrep, Çağ-Ses, Kıbrıs, Sosyalist Gözlem), Mehmet Ulubatlı (Yeni Düzen, Akrep, Öğretmen), Mustafa Tozakı (Yeni Düzen, Ortam, Akrep, Rekortmen, Vatan, Kıbrıs), Cemal Tunceri (Kıbrıs Postası, Bozkurt, Akrep, Lololo, Kıbrıs, Çağ-Ses, Halkın sesi, Yeni Düzen, Ortam), Arif Albayrak (Ortam, Yeni Düzen, Kıbrıs, Akrep, Lololo, Hekimce), Bertan Soyer (Yeni Düzen, Akrep, Avrupa), Aziz Yavuzdoğan (Kıbrıs, Ortam), Kemal Bozkurt (Bozkurt, Kıbrıs, Halkın Sesi), Ergin Asyalı (Birlik), Ergün Şoföroğlu (Halkın Sesi, Ortam), Mehmet İlkerli (Akrep, Alternatif Yazın, Yeni Düzen) Sevcan Çerkez (Yeni Düzen), Erdinç İlkerli (Alternatif Yazın), Zafer Tutkulu (Halkın Sesi), Hüseyin Özel (Yeni Düzen), Elif Atamaz Aşıcıoğlu (Kıbrıs), Ezcan Özsoy (Mimarca, Birlik, Halkın Sesi)...

THE TURKISH CYPRIOT CARTOONISTS INTERNATIONALLY ACTIVITY:
As from 1970's Turkish Cypriot cartoonists turned their attention to international exhibitions so as to have acquaintance with the world of cartoon, contact with the artists from different countries and determine the place of the Turkish Cypriot cartoon art in the world abroad. Of course, the most important reason for this act was the fact that Turkish Cypriot Press was dominated by the political parties and the majority of the pages in the newspapers and magazines were allocated for the news bulletins of these parties. Newspapers and magazines were published in this mentality, articles and cartoons did not carry a value of "art and labour". Newspapers and magazines were prepared with militant views and reflected the views of political parties only.
Any different view is not tolerated. Copyright and the return for the labour is out of the question. They are not interested in increasing the number of readers. The most important thing for this kind of newspapers is the appearence of the statements made by the politicians or the party administrators in them. Therefore the cartoonists who have been excluded from the press, had to participate in the international activities. Turkish Cypriot cartoonists not only have obtained professional credit, but won more than 200 awards in the international cartoon activities that they have participated.

CARTOON ALBUMS OF THE TURKISH CYPRIOT CARTOONISTS, PUBLISHED BY THE TURKISH CYPRIOT CARTOOONISTS ASSOCIATION OR OTHER INSTITUTIONS:
"Çizgi", Ramiz Gökçe (1955). "Cızzzgıcıklar", Musa Kayra (1983). "Taşlar", Necmi Astam (1984). "Afrodit Adasından Çizgiler", Alper Susuzlu (1992). "Ali Baba'nın Çiftliği", Utku Karsu (1992). "Çevre Karikatür Albümü", KTMMOB-KTKD (1994). "Turhan Selçuk-İnsan Hakları Karikatür Sergisi Albümü", KTKD (1994). "Isırgan Otu", Cemal Tunceri (1996). "10.Yıl Albümü", KTKD (1996). "Kutlu Adalı-Faili Meçhul Karikatür Yarışması Albümü", Ada-m Yayınları, (1996). "Mizahi Çizgiler ve Öyküler Albümü", KTKD-IK Yayınları, (1996). "Cypriot Cartoon Exhibition Album", "İhsan Ali Foundation Publication", (1996). "İlaç Karikatür Albümü, KTTB-KTKD Yayınları, (1997). "Ulusal Altın Muflon Karikatür Yarışması Albümü", KTKD Yayınları, (1997). "Tan Oral Karikatür Sergisi Albümü", MEKB Yayınları, (1998). "YDÜ 1.Ulusal Karikatür Yarışması Albümü", YDÜ Yayınları, (1998). “Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı’nın Kısa Bir Özeti, Hüseyin Çakmak, MEKB Yayınları, (1999), Ramiz Gökçe-İki Çizgi-Karikatür Albümü, Mez Koop Bankası Yayınları, (2000). “1997-Uluslararası Altın Muflon Karikatür Festivali Albümü”, MEKB Yayınları, (2001). “1998-Uluslararası Altın Muflon Karikatür Festivali Albümü”, MEKB Yayınları (2001). “Politika ve Karikatür”, Temsilciler Meclisi Yayınları, (2001) “Çağdaş Kentler ve Yerel Yönetimler”, KTMMOB-KTKD Yayınları, (2002), Hüseyin Çakmak-20. Sanat Yılı-Karikatürler, Karikatür Vakfı Yayınları, (2003). “39 Çizerin Kaleminden Ramiz Gökçe Portreleri”, KTKD Yayınları, (2003).


BIBLIOGRAPHY:
AN, Ahmet, "Kıbrıs'ta Türkçe Basılmış Kitaplar Listesi" (1878-1997), Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yayınları, No.41, 1997, Ankara, Türkiye...
ADALI, Kutlu, "İlk Karikatürcülerimizden: Rifat Efendiyi Anmak", "Yeni Düzen" Gazetesi, 19.12.1995, Lefkoşa.
ÇAKMAK, Hüseyin, "Kıbrıs Türk Mizah ve Karikatür Sanatının Kısa Bir Tarihçesi", "Çorum Haber" Gazetesi, 29 Temmuz-1 Ağustos, Çorum, Türkiye, 1992.
ÇAKMAK, Hüseyin, "Kıbrıslı Türklerin Yayımladığı Karikatür-Mizah Dergileri ve Gazeteleri", "Alternatif Yazın" Dergisi, No:3, Eylül-Ekim, Lefkoşa, 1993.
ÇAKMAK, Hüseyin, "Kıbrıslı Türk Karikatürcülerinin Yayımladığı Karikatür ve Çizgi Roman Albümleri", "Alternatif Yazın" Dergisi, No:5, Ocak-Şubat, Lefkoşa, 1994.
ÇAKMAK, Hüseyin, "Kıbrıs Türk Mizahının Kısa Bir Özeti", "Mizahi Çizgiler ve Öyküler Albümü", Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği-Işık Kitabevi Yay., Lefkoşa, Eylül, 1996.
KIBRIS Türk Karikatürcüler Derneği Arşivi, Erten Kasımoğlu Arşivi, Harid Fedai Arşivi, Ersin Taşer Arşivi... 
DEDEÇAY, Servet, Sami, "Kıbrıs'ta Enformasyon veya Yazılı ve Sözlü Basın", Cilt:1, LÖTÜ Yayınları, Lefkoşa, Nisan, 1988.
FEDAİ, Harid, "Kıbrıs Türk Basınında Mizah ve Yergi", “Yeni Kıbrıs” Dergisi, No:2-3-4-5, Lefkoşa, Kasım, 1986-Şubat 1987.
PRESS and Information Office (PIO), "Mass Media in Cyprus", Republic of Cyprus, Nicosia, 1991.
HAKERİ, Bener Hakkı, "Kıbrıs Türk Ansiklopedisi", Cilt:1-2, “Kıbrıs” Gazetesi Yayınları, Lefkoşa, 1992.

Karikatür ve Mizah

HERKESİN MİZAHI KENDİNE, KARİKATÜRÜNKİ HERKESE...

Bülent Fidan



Bugüne kadar gerek mizahçılar gerekse bilim adamları, yüzlerce kez “mizah” tanımı yaptılar. Bugünden sonra da yapmaya devam edecekler. Ancak, bu kadar (farklı veya aynı) çok mizah tanımı olmasına rağmen, tüm mizah tanımlarında ortak bir kavram var: “Gülmece”. Yani çok kısa bir tanımlamayla mizah, gülmece yaratan etkinliklerin tümüdür, diyebiliriz.
Peki nedir gülmece yaratan etkinlikler? Bu sorunun cevabı oldukça karmaşık. Mizah kavramı içinde, asıl sorun bu. Gülmece yaratan etkinlikler, kişiden kişiye, kişilerin bulundukları ruhsal/ekonomik/sosyal/kültürel durumlara ve konumlara, toplumdan topluma, çağdan çağa, cinsiyetten cinsiyete farklılık gösterir. Kim, neyi komik bulur; kim, neden güler, kim neye güler? Bilimadamlarının yıllardır cevaplamaya çalıştıkları soru da budur. Kimi bilim adamı beynin fiziksel yapısıyla, kimi psikolojik boyutuyla, kimi hormonlarla, kimi de kültürle uğraşarak tezlerini ispatlamaya ve gülmeyi çözümlemeye çalışır. Bir psikiyatr kendi bilim dalı çerçevesinde değerlendirme yaparken, bir sanatçı da kendi sanat ve plastik değeri açısından değerlendirme yapar. Bu değerlendirmelerde, doğal olarak çıkış noktaları farklı olduğundan, mizah tanımlamaları da farklılık gösterir. Gülmeyece bakış açıları da farklıdır.
Yine de mizahı teknik olarak değerlendirirken, bir takım mizah türleri belirlemek gerekir. Genel olarak bilinen mizah türleri, plastik olarak uygulanışları farklı olsa da espri, şaka, hiciv, alay, nükte, taşlama ve iğneleme şeklinde sıralanabilir. Bu mizah türleri karşımıza karikatür, fıkra, komedi, sözel hiciv, tiyatro oyunu, mizah yazısı, sinema filmi, video filmi, televizyon oyunu, orta oyunu, stand–up gibi uygulamalarla çıkar.
Ve bu mizah türlerinin değişik anlatım yolları vardır. Yazılı, sözel, gösteri ve müzik gibi. Mizah, değişik bilim dallarında, değişik şekillerde yorumlanmasına karşın mizahçı, yukarıda sıraladığığımız uygulamalardan biriyle, ulaşmak istediği hedef kitleye uygun bir de anlatım tarzı seçer. Bu mizahçı için çok önemlidir. Çünkü, ancak seçtiği doğru uygulama ve tarz ile ulaşmak istediği kitleye doğru bir mesaj verebilir. Uygulamalarındaki tarzlar da cinsellik, kara mizah, felsefi, siyasi gibi tarzlardır. Bu nedenle mizahçı mizaha, biraz önce sözünü ettiğimiz bilim adamları gibi yaklaşmaz. Mizahçı için önemli olan, iletmek istediği mesajı, kendi türündeki (karikatür, fıkra, komedi, sözel hiciv, tiyatro oyunu, mizah yazısı, sinema filmi, video filmi, televizyon oyunu, orta oyunu, stand–up gibi) uygulamayla ve hedef kitlesinin anlayacağı bir tarzla/dille verebilmektir. Mizahçı için insanların sadece gülmesi yeterli değildir. Gülerken, aynı zamanda mizahçının anlatmak istediği şeyi, vermek istediği mesajı algılamalarını da sağlamak ister.
Çünkü mizah salt komik olayları, olayların gülünç yanlarını ortaya çıkarmak amacıyla yapılmaz. Mizahın iki amacı vardır. Birincisi mizah etkinliğini izleyene hoşça zaman geçirtmek. İkincisi ve asıl önemli olanı da eleştiridir. Mizahçı, yaptığı mizah etkinliği ile olayların, davranışların, durumların ve/veya kişilerin eleştirisini yapar. Bunu sert bir tarzla değil, komiklik unsurunu da işin içine katarak, eleştirel yaklaşımda bulunur. Böylece eleştirinin daha yumuşamasını, gelebilecek karşı tepkinin de yumuşak olmasını sağlar. Mizahın diğer eleştiri türlerinden ve mizahçının da diğer eleştirmenlerden farkı burada yatar.
Bu eleştirel mizah türlerinden biri de karikatür. Yine kısaca tanımlarkak, “Mizahın çizgisel yolla anlatımı”. Sözel, yazınsal ve gösteri yoluyla yapılan diğer mizah türlerinin aksine karikatürün bir özelliği de kalıcı olmasıdır. Çünkü diğer mizah türleri (mizah yazıları ve son yıllarda komedi gösterilerinin videoya, filme aktarılmış halleri hariç) genelde yapıldığı ortamla sınırlı olmasına karşın karikatür, günümüzde gerek mizah dergilerinde, gerek gazetede ilgili köşelerde, gerekse de koleksiyoncuların biriktirmeleri sonucu kalıcı, kuşaklararası aktarılma özelliği vardır. Bu nedenle de bir tarih malzemesi aracıdır aynı zamanda.
Karikatür, özellikle 1945’lerden sonra gerçek kimliğini kazanmıştır. Başladığı tarihten itibaren genelde yazı ile desteklenen karikatür, Saul Steinberg ile sadece çizgiye yöneldi. Tanımı gereği mizahın çizgiyle anlatımı olan karikatür de eleştiri görevini üstlenmiş durumdadır.
Karikatürü, diğer mizah türlerinden daha etkin olmasını sağlayan ise yazıya gerek kalmadan sadece çizgi ile mesajın verilmesidir. Bu sayede mesajı alan hedef kitle, eleştiriyi anlamak için çok çaba sarfetmeden, üstelik resimsel bir mantıkla mizahi değeri kolayca yakalayabilmekte ve gerekirse bir başkasına dil ile de kolayca aktarabilmektedir.
Yapılan iletişim temelli araştırmalar karikatürde, ana mesajın yanındaki alt mesajların izleyiciyi (hedef kitleyi – karikatürü okuyanı) daha çok etkilediği ve alt mesajların ana mesajın daha iyi anlaşılmasını pekiştirdiği ortaya çıkmıştır.
Örneğin, karikatürde renk kullanımı, çizilen tiplemelerin çizgi özelliği, tiplerin mimikleri, karikatürün boyutu, ana mesajın anlatıldığı ana çizgilerin yanındaki arka fon gibi çizgiler karikatürün etkisini artırmaktadır. Bunun nedeni, karikatürün bir mizah türü olarak yazıdan bağımsız hareket etmesinden kaynaklanır. Yazının üstleneceği açıklamaların her biri, karikatür içindeki bu alt mesajlar sayesinde verilir. Alt mesajlar, karikatürün her toplum tarafından aynı şekilde algılanmasını da kolaylaştıran öğelerdir.
Başta da dediğimiz gibi mizah kişiden kişiye, toplumdan topluma, ülkeden ülkeye, çağdan çağa, cinsiyetten cinsiyete farklı algılanır.
Diğer mizah türlerinde dil, görsel anlatım, yerel özellikler gibi kodlar her izleyici tarafından anlaşılmayabilir. Ancak, mizahın çizgisel anlatım yolu olan karikatürde durum farklıdır. Bir karikatür dünyanın her yerinde aynı mizahı taşır. Bir Rus’un mizah yazısını okumak için Rusça bilmek gerekir. Bir Türk’ün komedi filmini anlayabilmek için Türklerin kültürünü bilmek gerekir. Oysa bir Çinli’nin karikatüründeki mizahı anlamak için bir Çinli olmak ya da Çin kültürünü bilmek gerekmez. Çünkü, diğer mizah türlerinin aksine karikatürün tüm ana ve alt mesajları ve de kullanılan kodlar evrensel değer taşırlar. Bu karikatürün evrensel bir mizah türü olarak, mizahın herkes tarafından farklı algılanmasına karşın, ortak mizah anlayışını taşıyan bir türü ortaya koymaktadır.

EVERYONE’S HUMOUR IS FOR HİM/HERSELF CARTOON’S IS FOR EVERYONE

Up to now both humourists and scientists have defined “humour” hundred times. They will carry on defining humour. But even though there are various definitions of humour, we can say that there is a common notion: “gülmece” (humour). That is, with its shortest definition “humour” is the combination of all activities that result in laughing.
What are these activities? The answer to this question is quite complicated. In the definition of humour, the main problem is this. The activities that create laughing vary from one person to another, the spiritual,/economic/social and cultural state of a person, from a society to another, from an age to another, from one gender to another. Who finds what amusing, who laughs for what reason? Who laughs at what? There are the questions that scientists have been trying to find an answer to. Some scientists consider the physical structure of the mind, some deal with its psychological aspect, some with hormones and some are interested in culture to justify their hypotheses and try to analyze “laughing”. A psychiatrist evaluates this in his own field and an artist considers its value from the point of plastic arts.
Since the starting point of these evaluation is different, naturally the way “humour” is defined differs too. How they regard “gülmece” (humour) differs.
While considering “humour” technically, it is necessary to mention the types of humour. Even if the way it is applied is different, it could be put in order like wit, jokes, satire, wit, satire and mordant wit.
We have cartoons, jokes, comedy, oral satire, theatre plays, satirical writing, films, video films, TV plays, old Turkish open air theatrical representation, stand–up after the application of humour. And the way these are expressed differs like. Written, oral, visual and music... Even humour is applied to different branches of science, to reach, the targetted auidence humour chooses one of the suitable applications that have been mentioned above and this is of great importance for the humourist since he can get his message across only by the right application and style that he chooses. The application styles chosen are sexism. Black humour, philosophy, politics etc. That’s why, the humourist does not approach humour in the same way as scientists. The important thing for the humorist is to be able to get his message across by the application (cartoons, jokes, comedy, oral satire, films, video films, etc.) in the way the targetted auidence could get. Only having people laughing is not sufficient for the humourist. S/He wants to make sure that they understand his/her message while laughing, because humour does not only aim to reveal comic happenings or comic sides of happenings. Humour has two aims: The first one is to have people had a pleasant time. The second and most important one is criticism. The humorist criticizes events, behaviour, situations and/or people by the humour activities.
He has a criticising approach by involving comedy factor but not harshly. Thus, this helps the criticism to be calmer and the probable reaction to be gentler. This is the difference between humour and the other types of criticism and also between the humorist and other critics. One of the critical humour type is cartoon. If we define it shortly, it means “the expressions of humour by the line”. Unlike other humour types: oral, written and shows, another characteristic of cartoon is being enduring because while other types of humour (except humourous writing and comedies filmed recently) are limited to the environment they have been produced, whereas at present due to cartoon being both in humour magazines, in respective columns in newspapers and being collected by collectors has the characteristic of being transferable from one generation to another. For this reason, at the same time it is a historical material.
Cartoon especially after 1945 obtained its real identity. Cartoon that had been supported by writing since its beginning, with Saul Steinberg took a direction towards line. Cartoon that is the expression of humour by the line as stated in its definition has undertaken the duty of criticism.
What makes cartoon more effective than other humour types is to give the message only by using the line without any words. By this means the targetted audience can understand humouristic value by visual logic without much effort and it necessary can pass this onto others orally. The research done on communication has shown that supporting messages next to main messages do affect targetted auidence more and supporting messages reinforce main messages. For instance, in a cartoon the use of colours, the line characteristics of the type–costing drawn, their mimics, the size of a cartoon, background of main lines that express the main message etc. increase the effect of a cartoon. The reason for this is cartoon being independent from writing. The explanations that as a humour type writing will undertake are given thanks to supporting messages in a cartoon. Supporting messages are the elements that facilitate the way cartoon is perceived by each society in the same way.
As was mentioned at the very beginning, the way humour is perceived varies from a person to another, a society to another society, a country to another country, an age to another age, a gender to another.
Codes like language, visual expression, local peculiarities etc. may not be understood by each audience in other humour types. But for cartoon which is the expression of humour by the line the situation is different. A cartoon can carry the same humourous message in any part of the world. To read the satirical writing of a Russian, you have to speak Russian. Whereas you don’t have to know anything about Chinese culture or be Chinese to understand humour given in a Chinese cartoon because unlike other types, all main and supporting messages of a cartoon and codes used are universal. This makes cartoon a universal humour type that has a common perception.